|
2004 Ağustos ayında yine yolum memlekete düştü.yoğun bir şehir yaşamının getirmiş olduğu stresten kurtulmak.Yeşilin yedi tonunun dört bir yanımı sardı vadileri,ovalrı,yaylaları yeniden görmek için sabırsızlanıyordum.
Yolculuk öncesi gün saymaya başlamıştım.Bu gün sayma esaretten kurtulmak değil kendimi yeniden dinleyeceğe ve adeta bir parçamız gibi düşündüğüm yeşil yaylalarda olma isteğiydi.
Sağlıklı bir yolculuktan sonra oraya ulaştığımda sanki sadece burda nefes almak yaşamakla eş değer misali doldurdum ciğerlerimi.
Bir yandan etrafıma bakıyorum bir yandan karşılıyanlarla sarılıp kuçaklaşıyorum.Onlar için sıradan bir gün,benim için benim içinse yeniden burda olmanın mutluluğu.
Bukez bulunduğum ortamda sadece doğanın güzelliğini değil,bu doğada yaşanılır kılan ve onlarsız buraların kendisini sunamayacağını ve bu güzelliklerin var olmasına vesile olan insanların konuşmaları,davranışları ve orda olma halleri daha çok ilgimi çekti.
Yaklaşık 15 gün süreyi de hem yerleşik yaşama getirmiş olduğu düzeni,hem de dönemsel olarak kendilerini yeniden üretmenin aracı olan göç etmenin,konaklamanın doğa içinde dereleri,köprüleriyle,sundurmaları ve başında bulutları eksik olmayan dağlarıyla yaylaları yaşama olnağı buldum.
fakat bu yaşadıklarımın bende kalmasının doğru olmayacağını düşünerek bunların kentteki insanlarla paylaşılması gerektiğini düşünerek bunun üzerine yeni bir çalışma yapmak ve bunları insanlarla paylaşılmak üzere bunlarrın bütünlük içinde bir araya getirilmesine karar verdim.Bunları insanlarla paylaşmanın mutluluğunun daha yoğun bir yaşama isteği yarattığını fark ettim.Bunu yapabilmenin mutluluğunu insaların bunu izlerken duydukları hazla daha da artacağını düşünüyorum.
ADEM ASLAN
|